Umut Çiçeği


Bir adam vardı.
Yitirilmiş umutlar üstüne kurulmuştu dünyası. Oysa o ne yıldızları istemişti ne de güneşi. Sadece kendi küçük hayatına anlam istemişti. Bir nedeni olmalıydı bu yıkılışların bilmiyordu. Bulamıyordu….

Şimdi hayattan ne umudu kalmıştı ne de beklentisi. Son umudunu da bir sonbahar sabahı rüzgarlarla savrulan bir yaprakla birlikte apansız kaybetmişti. Üzgündü, üşüyordu ama ağlamıyordu. Nedensizdi.. Aklına birden Sevim hanım geldi.dudaklarına tatlı bir tebessüm gözlerine ise acı ve mutluluk…

Aaahh! O da onu bırakmamış mıydı. Hem de insafsızca, haber bile vermeden. Dile kolay otuz evet tam otuz sene birlikte paylaşmışlardı hayatı. Bir yastıkta bir yürekte bir şarkıda… Oysa şimdi o ölümü kendine dost edinmişti. “O da üşüyor mu”diye içinden geçirdi adam. “Beni özlüyor mu?”

Adam yavaşça, sanki birşeyleri incitmekten korkarcasına bir banka ilişti. Boş gözlerle etrafı inceledi kendince. Herşey çok monoton, sıkıcıydı. Biraz sonra birden, gözüne daha önce hiç görmediği bir çiçek gözüktü. Onu yerden aldı…..Nekadarda güzeldi. Dünyanın bütün acılarına güzelliğiyle meydan okuyordu adeta.”Ben de varım bu dünyada hey! bana bakın” diyordu sanki. Daha da yakından bakınca bu çiçeğin herzaman yol kenarında rastladığı bir çiçek olduğunu gördü. Nasıl olmuştu da, daha önceden bu güzelliğin farkına varmamıştı. Çiçek ona gülümsedi “yeni tanışıyoruz galiba”dedi. Adam irkildi. Çiçek konuşuyordu. Kulaklarına inanamadı adam. “Yaklaş bana”dedi, çiçek. Adam durdu. Gözlerinden nedenini anlayamadığı bir yaş düştü. Bir de yüreğine büyümek üzere bir sevgi tohumu.

Başını kaldırdı, güneş doğmak üzereydi. Güneşle birlikte içinde birşeyler kıpırdadığını hisetti. Derin bir nefes aldı, doğruldu. Artık dünyaya meydan okuyabilirdi. Ona bu gücü bu küçük çiçek vermişti. Çiçeğinin adını “umut çiçeği ” koymuştu. Çiçek bu ismi beğenmişti. Adama “sana öğretecek çok şeyim var.elimi sıkı tut” dedi. Adam biliyordu yaşama dair bilmediği, yitirdiği her şeyi öğretecekti ona çiçeği. “yalnız” dedi çiçek “ben sana hayat verirken öleceğim, fazla zamanım yok”. Ama şunu unutma senin yaşama sevincin, yaşama dair umutların devam ettikçe, ben de senin kalbinde yaşamımı devam ettireceğim. İşte sana ilk dersim.

“Hiçbir olumsuzluk uğruna umutlarını yıkmayacaksın”.

“Bunu çevrendekileri düşünerek değil kendin için yapacaksın.bana söz ver” dedi . adam “söz sana umut çiçeğim söz.Hiçbir güçlük beni yıldıramayacak. Yaşam nekadar zorlayıcı olursa ben de o kadar inatçı olacağım. Ayak direyeceğim kötülüklere. İnsanlara destek olacağım. Onlara nasıl yaşamaları gerektiğini anlatacağım. Bunları nasıl yapacağım biliyor musun sevgili çiçeğim? Onlara içlerindeki çiçeği bulmalarını söyleyerek. Tıpkı benim seni bulduğum gibi..Yaşam kısa biliyorum ve ben bu yaşamı en iyi şekilde değerlendireceğim.”

Adam gözlerini gökyüzüne çevirdi.Içi gibi karanlık olan gökyüzü yerini pırıl pırıl umut dolu aydınlığa bırakmıştı….

Yorum (yok) Yorum yaz!

Camdan Kalp

camdan kalpp .. (:

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

Ne Diye?

Ne Diye

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.

Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikiside,
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?

Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?

Sen habire gevele dur bakalım,
Habire 'Usul boylu birlik çam ağacı' de,
Sonu nereye varır bunun, nereye?

Şu beş duyudan, altı yönden
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
İnsanlara katıl, insanlara,
İnsanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.

Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.

Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
Hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.

Dünyada nice diller var, nice diller,
Ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır,
Sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.
Mevlana.


Yorum (yok) Yorum yaz!

Bir masalmış bana kalan!

Yorum (1) Yorum yaz!

SEN YOKKEN

Yorum (yok) Yorum yaz!